Mutluluğun Resmi

mutlulugun-resmi

Mutluluğun Resmi

Mutluluğun Resmi:

Mutluluğun Resmi konulu çalışmayı Abidin Dino yapmamıştır.

Mutluluğun Resmi konulu çalışmayı Dianna Dengel bir tebrik kartı olarak çalışmıştır. Bu da maalesef doğru bilinen bir yanlıştır ve ezbere laflardan biri olarak dilden dile dolaşmıştır.

Ancak Nazım Hikmet ile Paris’te bir otel odasını paylaştıkları ve bu konuda muhabbetlerinin geçtiği doğrudur. Nazım, “Saman Sarısı” şiirini yazarken Abidin Dino da resim çizmektedir. Mutluluğun resmini çizebilir misin Abidin? sorusuna cevaben:

Mutluluğun Resmi şiirini yazmıştır.

Kokusu buram buram tüten
Limanda simit satan çocuklar
Martıların telaşı bambaşka
İşçiler gözler yolunu.
İnebilseydin o vapurdan
Ayağında Varna’nın tozu
Yüreğinde ince bir sızı.
Mavi gözlerinde yanıp tutuşan
Hasretle kucaklayabilseydim
Seninle, bir daha.
Davullar çalsa, zurnalar söyleseydi
Bağrımıza bassaydık seni Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Başında delikanlı şapkan,
Kolların sıvalı, kavgaya hazır
Bahriyeli adımlarla düşüp yola
Gidebilseydik meserret kahvesine,
İlk karşılaştığımız yere
Ve bir acı kahvemi içseydin.
Anlatsaydık
O günlerden, geçmişten, gelecekten,
Ne günler biterdi,
Ne geceler…
Dinerdi tüm acılar seninle
Bir düş olurdu ayrılığımız,
Anılarda kalan.
Ve dolaşsaydık Türkiye’yi
Bir baştan bir başa.
Yattığımız yerler müze olmuş,
Sürgün şehirler cennet.

İşte o zaman Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Buna da ne tual yeterdi;
Ne boya…

Abidin Dino

Bu yanılgıyı düzeltmek için lütfen yardımcı olun. Bazı kendini bilmezler ortamlarda kültürlü takılmak için bu hikayeyi sık sık dile getirmektedir. Her duyduğumuz doğru değildir ve doğru olmak zorunda da değildir. Olaylara şüphe ile yaklaşıp gerçeği araştırmak en önemlisidir. Sizler de duyduğunuz her şeye inanmayarak aynı duruma düşmeye bilirsiniz. En büyük erdemlerden birisi söylenene değil farklı kaynaklara bakmaktır. Çok kitap okumak veya araştırma yapmanın bize kattığı şeyler kısıtlıdır. Tek bir mesele hakkında öğrenmek istiyorsanız karşıt görüşler ve anti tezlere bakmak doğruya eriştirir bizi.  Günümüzün at gözlüklü yazarları gibi görmek istediklerine bakıp yazanlara değil, geniş çerçeveden bakanları idol edinmek bilgili yapar insanı. İnternet ve sosyal medya ortamı bir nimet olduğu kadar da çöplüktür. O çöplükte değerli olanları ayrıştırmak önemlidir.